Sanal Sokak - Herşeyle Alakalı ;)

Bu Sitede Herşeyi Bulabilirsiniz....

->2008 Blog Konferansı :) Tüm Blogcular katılabilir..

blog-konferansi-2008.gif

İlki 6 Kasım 2007′de düzenlenen Blog Konferansı’nın ikincisi 10 Mayıs 2008 günü Galatasaray Üniversitesi‘nde düzenlenecek. Konferans Blog Ödülleri ile ortak bir organizasyon ile gerçekleştiriliyor. Bu seneki konferansın benim için önemi büyük. Çünkü Kişisel Başarı Öyküleri bölümünde konuşmacı olarak yer alıyor olacağım.Hayat çok tuhaf. Önceki konferansın videolarını izlerken önce kendi kendime ben çıksam neler neler anlatırım demiştim. Sonra bunun benim için uzak bir hayal olduğuna kanaat getirdim. Fakat kaderin garip bir tecellisi…

Konferansın benim için önemli olduğuna yukarıda değinmiştim. Bu önem sadece konuşmacı olmamdan kaynaklanmıyor. Uzun zamandır takip ettiğim blogcularla -özellikle üstat kabul ettiğim Mehmet Doğan ve blog kardeşlerim Bünyamin ve Eray ile- tanışmayı heyecanla bekliyorum.

Toplantının ve akabinde düzenlenecek olan Blog Ödülleri’nin blog dünyamız adına önemli getirileri olacağına inanıyorum. Bu tarz etkinlikler Türkiye’de blogun, canı sıkılan bir kaç kişinin karalamalarından ibaret olmayıp alternatif bir mecra olduğunu ortaya koymaya çalışıyor. Hani “el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu balyoz zannedermiş” derler ya bu toplantılarla blog dünyası içindeki farklı bakış açılarını görmemiz mümkün oluyor.

İnşallah 2008 Blog Konferansı eksiklikleri az, faydaları çok bir etkinlik olur. Etkinliğin yeniden düzenlenen sitesine buradan ulaşmak mümkün. Ayrıca etkinlik programına da buradan ulaşabilirsiniz.

Kıyak Not: Siteyi incelerseniz katılımcı sayısının 200 ile sınırlı olduğunu göreceksiniz. Konferansa ve ödül gecesine katılacak arkadaşların sitedeki davetiye formunu doldurup kayıt yaptırmaları gerekiyor. Benden duymuş olmayın ama :) ilk başvuran 200 kişi alınacakmış. Onun için acele etmekte fayda var...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

->Blog Ödülleri 2008

Blog kelimesi Türkçe’ye çevrildiğinde ilk önce “günlük / günce” kelimeleri önerildi. Ancak zamanla, kişilerin gündelik hayatlarını değil, her çeşit konuyu anlattığı görülünce “blog” kelimesine geri dönüldü. Bu terimin web siteleri içinde kapsadığı alan, birinci tekil şahısla “Ben” diliyle yazım özellikleri gösteren ve konuya insani öğeleriyle yaklaşan siteler için oldu. Türk camiasında da ismi bilinerek yazanlar olduğu gibi, sadece site ismiyle anılanlar da var. Ancak görünen o ki herkes herşeyi bloglardan öğreniyor.

blogodulleri2008.jpg

Diyelim bir haber sitesine girdiniz. “Şu, şu, şu oldu” diyor. Onun manasını çözmek için işin arka tarafını cesur yazan bir köşe yazarı bulmak gerekiyor. Ancak her zaman yazamadıklarını biliyoruz. Aynı şekilde bir ürün satın alacaksanız deneyenlerin gördükleri, anlattıkları, şikayetleri birinci elden deneyim, hem maddi hem manevi anlamda önem kazanıyor.

Blog yazarlığının güzelliği burada; halkın gerçek sesini duyabiliyorsunuz. Kimileri hemen kaygıya kapılıyor, sanıyorlar ki, blog yazarları istediğine sayıp sövebiliyor veya herkesi karalıyorlar. Belki halen birkaç kişi var. Ama büyük çoğunluk biliyor ki, bağıran çağıran karalayan bir blog yazarı kesinlikle kısa sürede silinip gidiyor.

Kişi eleştirilerini en büyük hakkaniyet duygusu ve adaletle, objektif kriterlerle sunuyor, delillerle destekliyorsa ve teknik bilgisi ile açılım getiriyorsa iyi blog yazarı oluyor.

Çok sevindiğim birşey var ki Türk blogküresi gün geçtikçe daha kaliteli içerikle doluyor. Her geçen gün hiçbir basılı medyada görmediğim lezzette, yazılar, görseller görme mutluluğuna erişiyorum. Bu örnekleri gören diğer blog yazarları anlıyorlar ki, bir gazete sitesinden alınıp yapıştırılan konunun hiç değeri yok. Maddi manevi kazancı da yok. Yani kişi yaşadığı Karadeniz yaylalarını anlatsa daha çok ve tutkulu ziyaretçisi oluyor. Böylece blog yazarları yaşadıklarını anlatıyor.

Ciddi blog yazarlığı emek ve zaman alan bir iştir. Sadece hobi olmayı aşar. Kişinin yazı için araştırması, görselleri bulması, düzenlemesi ve sonra gelen yorumlara aynı titizlikle cevap vermesi gerekir. Aslında yorumlar sınav kağıdının notu gibidir. Her yazılan yazı toplum önünde verilen bir sınav gibidir.

Bütün bu girişten sonra işi ciddiye alanlar için maddi getirinin önemi de anlaşılmıştır diye düşünüyorum.

İyi Blog yazarı neden maddi gelir bekler?

  • Sitesi çok ziyaretçi alır. Her gün gelen binlerce ziyaretçi nedeniyle sürekli hosting / barındırma firması değiştirir. Sonunda düzgün bir paket bulduğunda dahi masraftan kaçınmaması gerekir. İyi bir blogun kendine server / sunucu kiralaması bile gerekebilir.
  • İyi bir blog için işgücü ve zaman harcanır. Dünyada herşey para ile satılırken eve musluk tamirine gelen kişi 2 saat için iyi bir ücret talep ederken iyi blog yazarının ömrünü kaliteli içerik için harcaması sadece özveriyle açıklanamaz. Şu anda Internet’te içerik ücretsiz olduğundan, ziyaretçilerden birşey talep edilmediğinden reklam gelirlerine ihtiyacı vardır.
  • Kaliteli bir blog yazarı, deneyen, araştıran öğrenen kişidir. Okumak için aldığı kitapların, anlattığı tüm teknolojik cihazların, fotoğraf makinesi aksamlarının, yediği, yaptığı yemeklerin, okurlarına anlatmak için kalkıp gittiği seminerlerin, satın aldığı programların, DVD’lerin bir bedeli vardır. Bunları karşılayamazsa ya düzgün gerçekçi anlatamaz, ya da sadece maddi durumu çok iyi olanlara anlatmak düşer ki; halkın büyük çoğunluğu o anlatılan mekanların kapısından giremez, o cihazlara maddi kaynak ayıramaz. Blog yazarının finanse edilmesi gerekir.
  • Blog yazarı kazandığı parayı bir hayır işinde kullanmak isteyebilir. Eğer iyi kazanıyorsa bununla bir çocuk okutmak, bir aileye yardım eli uzatmak, bir hastanın ilaç masraflarına destek olmak isteyebilir. Böyle kişiler bununla öğünmediğinden asla duymazsınız. Ama bunları yapabilmek için ek gelire ihtiyaçları vardır.
  • Blog yazarları kazançlarıyla reklam vererek okunurluklarını arttırmak için tekrar reklam verebilirler. Yani kazançlarını okuyucu kazanmak için sisteme geri aktarabilirler.

Bu ve bunun gibi sayısız nedenle blog yazarları para da kazanmak isterler. Peki kaliteli içerikle beraber yürüyecek bu olayda alternatifler kimlerdir? Herkesin ilk aklına gelen Google Adsense, Türkiye’den reklamz vs. gibi.

Peki neden blogcu kendisi sitesine kolayca reklam alamaz? Çünkü reklam satışı, firmalarda personeli olan, uğraşılan, reklamverenlerle kontak kurarak mesai harcanan, düzenli yapılan ve Internet için yeni bir uygulamadır. Belki bir süre sonra yaygınlaşacaktır ancak şu an reklam şebekelerine üye olmak daha iyidir. Blogcu bu kadar işi aynı anda yürütemez.

Gelelim “Bloglama”ya, Eray Endeş, Bloglama sisteminin kurucusudur.

Bloglama projesinin temelinde şu yatar. Reklamveren için reklamı vereceği sitenin, blogun güvenilirliği ve reklama konu olan ürüne ve hizmete yakınlığı çok önemlidir. Ayrıca kaç kişiye ulaştığı da. Bloglama birçok iyi blogun üye olduğu bir şebekedir. Bu şebekede her blogun yaklaşık hangi konularda yazdığı da bellidir. Reklama uygun bloglar ile reklamveren arasında bir köprü kurar.

Peki Google reklamlarından farkı nedir? En büyük fark; telefon zili, çöpçatan hattı gibi hem reklam geliri yok denecek kadar az, hem de çoğu ziyaretçinin rahatsız olduğu reklamları göstermek zorunda kalmazsınız. İçerik kadar kaliteli reklamla hizmet verirsiniz. Bu konuda Google Türkiye çok ciddi adımlar atmalı ve ziyaretçileri bu garip ve aldatıcı reklamlardan kurtarmalı. O ayrı bir konu.

BLOGLAMA, BLOG ÖDÜLLERİ

Bloglama şimdi yeni bir yarışmayla karşımızda, isteniyor ki, Türkiye blogküresinin en kaliteli siteleri ortaya çıksın. Bunlar maddi, manevi ödüllendirilsin.

Ve işin en güzeli bunun bir halk oylaması olması. Yani sizlerin oylarıyla en iyi blogların seçilecek olması. Yurtdışında örneklerini gördüğümüz yarışmalar gibi.

Şu anda sponsor firmalarlarla görüşülüyor. Ben sponsor firmaların yarışmaya desteklerini fazlasıyla vereceklerine eminim. Çünkü WOM (Word of mouth, “kulaktan kulağa pazarlama” demek uygun olur, “Ağızdan ağıza” terimi İngilizce çeviriye uygun olsa da hiç hijyenik bir tanım değil, özellikle Türkçe söylenişinde  pazarlama stratejisinde bloglar şu anda en güçlü medyalar. Bir tek makale on binlerce kişiye ulaşabiliyor. Oysa bir dergi sadece 30 - 40 bin basılıyor. Dergi genel bir yayınken, blog sadece o konuda okumaya hazır kitleye anında ulaşıyor ve samimi dürüst diliyle etkili bir mesaj iletim mecrası oluyor.






Her yıl geleneksel olarak gerçekleşecek olan Blog Ödülleri, belirli kategorilerdeki en iyi blogların internet kullanıcılarının oylarıyla seçileceği bir yarışma.

Türk Blog Dünyası''nın gelişimine katkıda bulunmak amacıyla organize edilen "Blog Ödülleri", sürekli ve özgün blog içeriğini artırmayı ve böylece Türkiye''de internet sektörünün de ilerlemesine yardımcı olmayı hedefliyor. Türkiye''de sayısı 1,5 milyonu bulan ve sosyal medyanın en önemli parçalarından birisi haline gelen blogların ödüllendirilmesi, hem kaliteli blog içeriğinin teşvik edilmesi, hem de ülkemizdeki internet kullanıcılarının kendi beğenilerine uygun blogları tanımaları için fırsat sağlayacak.

Yurtdışında da benzerleri düzenlenen Blog Ödülleri, yalnızca Türkçe içeriğe sahip blogları kapsıyor. Kayıtların 2 - 21 Nisan 2008 tarihleri arasında alınacağı yarışmada, blogların değerlendirileceği toplam 10 kategori yer alıyor.

 İnternet kullanıcıları 21 Nisan - 5 Mayıs tarihleri arasında en çok beğendikleri bloglara oy vererek kazananları belirleyecek. Mayıs ayında düzenlenecek özel bir gecede Blog Ödülleri sahiplerini bulacak.


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »


www.sitemerkezi.net TOPlist Ultimate MP3 Top 60 List ihyaList - ihya.org kaliteli siteler arsivi toplist Web Site Ekle Pagerank Toplist